Abstract
“Şey Olmayanlar” kitabında Byung Chul Han enformasyon, veri, infomat vb. kavramların üzerinde durur. Her şeyin bir tüketim nesnesine dönüştüğünden bahseder. Bir şeyin tüketim nesnesi olması ömrünün kısa olması anlamına da gelmektedir. Şey olamayanlar yüzeyseldir, derinlikleri ve kalıcılıkları yoktur. Bir başka ifade şekli ile o anlık etkili olsa bile, uzun süreli değildir. Nesnelerin giderek şey olamayanlara dönüşmesinde etkili olan ise dijitalleşme, internet, sosyal medya, yapay zekâ ve beraberinde gelen enformasyon bolluğudur. Sürekli bir veri akışı söz konusudur. Veriler ilgi çeksin ya da çekmesin anlık olarak insanların karşılarına çıkmaktadırlar. Enformasyon yoğunluğu içerisinde derine inmeye zaman yoktur. Byung Chul Han bu yüzeyselliği “Selfie” başlığı altında; analog portre fotoğraflar ile günümüzde sosyal medyada paylaşılan selfielerin karşılaştırmasını yaparak da dile getirmekte ve Roland Barthes’ı da referans göstermektedir. Bunun yanında artık sahip olmanın yerini deneyime bıraktığına da işaret etmektedir. Geçmişte Erich Fromm’un işaret ettiği insanın en büyük arzularından olan sahip olma arzusu günümüz insanında nesnelere değil ama deneyime sahip olma şeklini almıştır.